Cinsel Eğitim, Tedavi ve Araştırma Derneği (CETAD), Avrupa Birliği tarafından finanse edilen, Sağlık Bakanlığı Türkiye Üreme Sağlığı Programı kapsamında desteklenen projesinin beşinci dosyasını KADIN CİNSELLİĞİ üzerine hazırladı.
İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şahika Yüksel ile Bilkent Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Dilek Cindoğlu tarafından hazırlanan dosyada kadınların cinsel yaşamları ve bu yaşamda karşılaştıkları tüm sorunları ayrıntılarıyla ele alındı.
“Cinsellik ve cinsel hazzın bir insan hakkı” olarak vurgulandığı dosyada, “Kadının, cinselliği nasıl, ne zaman ve kiminle yaşayacağına, ne zaman anne olacağına kendisinin karar verebilmesi halinde tam yurttaş olmasından söz edilebileceği”ne dikkat çekiliyor.
Sağlıklı bireyler, sağlıklı evlilikler ve sağlıklı bir toplum için bu hakkın engellenmemesi gerektiği belirtilen dosyada, “Kendi bedeni ile hoşnut, haz almaktan utanmayan bir kadının aynı zamanda doyumlu bir partner olacağı ve mutlu
ilişkiler yürüteceği” vurgulanıyor.
Dosyada, cinselliği sevgi, şefkat ve haz bütünselliği içinde algıladığı için erkeklerden daha doyumlu bir cinsel yaşam sahibi olma potansiyeli olan kadınların, biyolojik olarak da haz alma, orgazm olma kapasitesinin sınırsızlığına vurgu yapılıyor.
* * *
Cinsellik bacaklarımızın değil, kulaklarımızın arasında! – Beynimizde… Evlenmeden önce kötü ve çirkin olan cinsellik
evlendikten sonra bir gecede güzel ve doyumlu olabilir mi?
Cinsel Eğitim, Tedavi ve Araştırma Derneği (CETAD)’ın “YAŞAM BOYU CİNSEL SAĞLIK…Sizin de hakkınız!” başlıklı
projesi çerçevesinde hazırlanan KADIN CİNSELLİĞİ dosyasından bazı başlıklar şöylei:
- Kadınlar bedenlerine yabancı. Kadınların kendi bedenleri ile ilişkileri erkeklerden çok daha zayıf ve olumsuz.
- Yetişme ve gelişme çağındaki “ortalama bir kız çocuğu” bedenini ona bakanların gözü ile görmeye şartlanıyor. Ve, çoğu kadın bir ömür boyu bedeninden nasıl haz alabileceğini keşfetmeden yaşıyor, büyüyor, çocuk doğuruyor ve yaşlanıyor.
- Yapılan çalışmalar, kadınların kendi bedenlerinin üremeyle ilişkin fonksiyonlarını bile bilmediklerini ortaya koyuyor. Adet, hamilelik, doğum ve bu süreçlerde cinsel yakınlaşmaların sonuçları üzerinde çok az bilgiye sahip.
- Kadınlar açısından cinsellik, bazen hoş, keyifli, romantik sıcak bir yakınlaşma bazen bir zorunluluk dolayısıyla çekince ve tiksinti kaynağı olarak yaşanıyor.
- Konu cinsel hazza gelince, kadınların bilgileri daha da azalıyor. Kendini cinsel hazza aday görmeyen birisinin bilgi araması da söz konusu olamıyor.
- Kliniklere başvuran kadınların temel sorunları vajinismus ya da cinsel isteksizlik.
- “Cinsellik bacaklarımızın değil, kulaklarımızın arasında” diyen uzmanlar, özgür seçimlere dayalı cinsel yakınlıkların cinsel sağlığın ön koşulu olduğunu belirtiyorlar.
- CETAD’ın kamuoyu araştırmasına göre, kadınların yüzde 57’si cinsellik konusunda kendisini “pek bilgili değilim ve hiç bilgili değilim” diye tanımlarken, erkeklerde bu oran yüzde 34’lerde.
- Araştırmanın bir başka sonucu olan bekar kadınların yüzde 64’ünün cinsel ilişkiye girmemesi de kadınların cinsel yaşamına ilişkin önemli bir bulgu.
- Kadınlar evlilik hayatına bilgisiz ve deneyimsiz olarak adım atıyorlar.
- Kadınlar, erkeklere kıyasla kendi bedenlerini popüler modellerle kıyaslayıp, çok daha az beğeniyorlar. Bedeninden memnun olmayan bir kadının da kendisini cinsel olarak arzulanır hissetmesi ya da arzu duyabilmesi eksik oluyor.






